Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Fatma Betül Sayan Kaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı | AK Parti

Cumhuriyet tarihi boyunca yüzde 4 seviyesinde olan kadın milletvekili oranı, hükümetlerimiz döneminde 81 kadın milletvekili ile yüzde 14,73 seviyesine yükselmiştir.

14 Kasım 2016 tarihinde 1. Uluslararası Kadın Kongresi'nde söylendi.
Okuma Süresi   9 Dakika
Konu Başlığı: Sosyal Politikalar

Türkiye'deki Kadın Milletvekili Oranı Dünya Ortalamasının Altında

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile Florida International University işbirliği ile düzenlenen 1. Uluslararası Kadın Kongresi’nin açılışında konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımızın siyasette kadınlara uyguladığı pozitif ayrımcılık neticesinde Cumhuriyet tarihi boyunca %4 seviyesinde olan kadın milletvekili oranı hükümetlerimiz döneminde 81 kadın milletvekili ile %14,73 seviyesine yükselmiştir.”

Cumhuriyet Boyunca Kadın Milletvekili Oranları

Bu argümanın birkaç açıdan incelenmesi önemlidir. Öncelikle, göze çarpan en büyük iddia olan “[kadın milletvekili oranlarının] Cumhuriyet tarihi boyunca yüzde 4 seviyesinde olup olmadığına bir bakalım. Bunun için, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan “Milletvekili Genel Seçimleri 1923-2011” raporuna bakabiliriz. Raporda, sözü geçen yıl aralıklarındaki tüm milletvekilleri ve bunların nitelikleri belirtilmekte ve tartışılmaktadır. Bu sayede, kadın milletvekillerinin Meclis’teki temsil oranlarının 1935-2011 yılları arasındaki değişimini aşağıdaki tablodan bir bütün olarak görmek mümkündür.

Görülebileceği üzere, TBMM'de kadın milletvekili oranı 2007 yılına kadar %5'in üzerine çıkamamıştır. İlginç bir şekilde Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’in kuruluşu sırasındaki kadın milletvekili oranı, 1999 yılına kadar olan en yüksek seviyededir. Cumhuriyet tarihi boyunca kadınların mecliste en az temsil edildiği dönem ise, 1950-1960 yılları arasında, Adnan Menderes döneminde yaşanmıştır. Sonrasında ise, özellikle 1977 yılından itibaren kadınların mecliste temsil edilişinde bir artış trendi yaşanmaya başlanmıştır. AK Parti’nin hükümet dönemlerine denk gelen son 14 yıllık dönemde ise dikkate değer bir artış yaşanmıştır.

1 Kasım Seçimlerinde Oran Düştü

Her ne kadar yukarıdaki grafiğin alındığı raporun zaman aralığı dolayısıyla yer verilmemiş olsa da, 7 Haziran 2015 seçiminde Meclis’teki kadın temsili %17.8 iken, 1 Kasım 2015’te bu oran %14.5’e gerilemiştir. Bunun sebebi, 7 Haziran’da 98 olan kadın vekil sayısının, 1 Kasım seçimleri sonrası 81’e inmiş olmasıdır.

Bu bakımdan, Bakan Kaya’nın iddiasının ilk kısmı salt matematik bazında doğrudur. Lakin bu argümanı cümlenin geneli, demecin verildiği yer ve konu bağlamı açısından değerlendirdiğimizde, bazı sıkıntılar göze çarpmaya başlamaktadır.

Örneğin tarihi gelişim açısından incelendiğinde, tüm ülkelerin belirli trendleri takip ettiği görülebilecektir. Yani kadın milletvekili oranındaki artış ile AK Parti iktidarları arasında bir uyuşma olması, iki kavram arasında neden-sonuç ilişkisi olduğu anlamına gelmemektedir. Bir diğer deyişle, Türkiye’deki kadın milletvekili oranlarının son dönemde artışı, AK Parti’nin politikalarıyla ilgili olmak zorunda değildir. Dünya’daki genel gidişat kadın temsiliyetinin artışı yönünde ise, Türkiye’nin de bu küresel gidişattan etkilenmesi oldukça normaldir.

Bu gerçeklerin söz konusu argümanla ilişkisi, Bakan Kaya’nın sözlerindeki “Cumhurbaşkanımızın siyasette kadınlara uyguladığı pozitif ayrımcılık neticesinde” cümlesiyle daha da anlam ve önem kazanmaktadır. Zira Kaya, kadın milletvekillerinin temsil oranının artışını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın veya AK Parti’nin politikalarının doğrudan bir sonucu olduğunu iddia etmektedir. Bunu kolay bir biçimde test etmek, kontrollü deneyler yapılamayacak olmasından ötürü zordur. AK Parti’nin kadın haklarına, kadın-erkek fırsat eşitliğine ve siyasette kadın temsiline yönelik girişimleri olduğu doğruysa da, bu her partinin programında olan ve uygulanan bir protokol olduğu için gerçekten bu girişimlerin sonucunda mı kadınların siyasette daha fazla temsil edildiğini tespit etmek oldukça güçtür.

Kadın Milletvekili Oranı En Yüksek Parti HDP

Bu noktada, parlamentodaki kadınlara katkı yapma bakımından da farklı partilerin rolü incelenmeye değerdir. 2016 yılı verilerine göre HDP milletvekillerinin yaklaşık %39'u, CHP vekillerinin %15'i kadınlardan oluşuyor. AK Parti’de oran %11’e yaklaşırken, MHP’de bu oran %7,5 seviyesinde. Dolayısıyla AK Parti’nin genel ortalamada özel bir katkısı olduğu konusu şüphelidir.

Ayrıca yol gösterici olması bakımından, kadınların seçme-seçilme haklarının, dolayısıyla siyasete dahil oluşlarının kısa bir tarihine göz atılabilir ve küresel trendler bu şekilde daha iyi anlaşılabilir. Böylelikle Türkiye’nin bu genel gidişattan etkilenip etkilenmediğine dair fikir yürütmek de daha kolay olabilecektir:

Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkını yerel seçimler için 1930 yılında, ulusal seçimler için 1934 yılında kazanmışlardır. Buna karşılık kadınlar seçme ve seçilme hakkını Fransa’da 1944, İtalya’da 1946; Meksika, Hindistan, Çin, Arjantin ve Japonya’da 1947; Güney Kore ve İsrail’de 1948, Yunanistan’da 1952, İsviçre’de 1971, Liechtenstein’da 1984 yılında kazanmışlardır. Bu bakımdan Türkiye’nin birçok batılı, gelişmekte olan veya gelişmiş ülkeden önce bu hakları kadınlara tanıdığı söylenebilir.

Bu hakkın kadınlara Pakistan’da 1947, Mısır’da 1956, Tunus’ta 1957, Fas’ta 1962, İran ve Afganistan’da 1963, Sudan’da 1964, Irak’ta 1980, Katar’da 1997, Bahreyn’de 2002, Umman’da 2003 yılında tanındığı düşünecek olursa, Türkiye’nin yakınında bulunduğu Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinden de ciddi anlamda önde olduğu görülecektir. Daha da önemlisi, en az gelişmiş ülkelerde bile kadınların seçme-seçilme hakkına yönelik projeler ve çalışmalar bulunmaktadır. Dolayısıyla, beklendiği gibi, tüm dünyada kadınların siyaset de dahil olmak üzere her alanda temsilinin artırılmasına yönelik çalışmalar olduğu söylenebilir.

Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta, aradan geçen 80 sene sonucunda kadın milletvekili oranının Türkiye’de halen %14.7 dolaylarında kalmış olmasıdır. Siyasette kadın-erkek eşitliğinden söz edebilmemiz için söz konusu oranların en azından %50 civarında olması beklenmektedir. Bu, diğer birçok ülkede çoktan başarılmış veya başarmaya yaklaşılmış bir durumdur.

Dünyadaki Kadın Milletvekili Oranı Yüzde 23 Seviyesinde

Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan istatistiklere göre, dünyadaki parlamenterlerin %22.8’i kadındır. Bu, Türkiye’deki oranın oldukça üzerindedir. Eylül 2016 itibariyle Dünya’daki devlet liderlerinin sadece 10’u, hükümet liderlerinin 9’u kadındır. Dünya’daki kadın parlamenterler üzerine araştırmalar yapan Quota Projesi’nin yayınladığı 2016 verilerine göre Rwanda, %63.7’lik bir kadın milletvekili oranıyla Dünya’nın en önde giden ülkesidir. Bu oran Bolivya’da %53.1, Küba’da %48.9, İsveç’te %47, İzlanda’da %44, Finlandiya’da %42.5, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde %42, Belçika’da %39.3, Danimarka’da %39.1’dir. Parlamentodaki kadın milletvekilleri oranı bakımından Türkiye, 128 ülke arasından 96. sırada yer almaktadır.

Tüm bu açılardan değerlendirince, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın ileri sürdüğü AK Parti öncesi zaman dilimi boyunca %4 seviyesinde olan kadın milletvekili oranının AK Parti döneminde 81 kadın milletvekili ile %14,73 seviyesine yükseldiği bilgisi büyük oranda doğrudur. Ancak bağlam çerçevesinde değerlendirildiğinde, bunun küresel standartlarda bir başarı olduğunun ima edilmesi veya tarihi verilerle bağlam verilmeksizin kıyaslanması neredeyse tamamen yanıltıcıdır.

Bu sebeplerle, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın ifadesinin büyük oranda doğru olduğunu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak;

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın İddiasında Büyük Oranda Doğruluk Payı Vardır.

Bu iddia kontrolüne dair itirazlarınız varsa bize ulaşabilirsiniz.
MUTLAKA İZLEYİN:

TBMM İç Tüzük'te Neler Değişti?