Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   7 Dakika
Konu Başlığı: Adalet

Türkiye’de ‘Adalet’i Araştırdık

Türkiye özellikle 2015’ün ilk yarısını ciddi bir siyasi gerginlik atmosferinde, seçime ilerleyerek geçirdi. Bu dönemde dile getirilen pek çok iddiayı sizler için araştırdık ve doğruluk payları olup olmadığını paylaştık. Bu iddiaların bir kısmı da adalet konu başlığında kendine yer bulan ve sistemimizin çarpıklıklarını dile getirmeyi amaçlıyordu.

İşte bu iddiaların doğruluk payları derlemesi;
 

HDP’li Pervin Buldan: “Cezaevlerinde 500’e yakın hasta tutsak var.”

2015’in Ocak ayında dile getirilmiş bu iddia, dönem dönem sıkça tartışılan hasta mahkumlar konusunu bizim gündemimize de taşımıştı. Konu ile ilgili direkt olarak dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın açıkladığı verileri ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın açıklamalarını inceledik.

Bakanın 2014 yaz aylarında verdiği bilgilere göre, hasta tutuklu ve hükümlülerin toplam sayısı 519 olarak görünüyor. Ancak hemen hemen Bakan ile aynı dönemde, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın konu ile ilgili açıklaması ise, toplam hasta hükümlü ve tutuklu sayısının 642 olduğunu iddia ediyor.

Her iki kaynağa göre de, 2014 yılı ortaları itibariyle cezaevlerinde bulunan hasta sayısının 500’e yakın bir yerde, hatta bunun da üzerinde olduğu görülüyor. Bu nedenle HDP’li Pervin Buldan’ın iddiasında doğruluk payı vardır.
 

24. Dönem CHP Mv. Rıza Türmen: "Son 11 yılda 241 tane devlet tarafından öldürülen çocuk var."

Türkiye’de özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde, 1980’lerden itibaren bir çok olayda çocukların öldürüldüğü, ülkenin acı gerçeklerinden bir tanesi. Bu acı olayları incelemek de pek kolay değil, çünkü devlet bu konu ile ilgili kamuya açık kaynaklar sunmamaktadır.

Verilere ancak kapsamlı bir basın taraması ve bireysel temaslar ile ulaşılabilmektedir ancak buradan çıkartılan sonuçlar da kesinliği açısından şüphelidir. Yine de, İnsan Hakları Derneği (İHD)’nin  raporuna göre, 1988-2014 arası dönemde toplam 580 çocuğun çeşitli olaylar ve ihmaller sonucu hayatını kaybetmiştir.

Konu ile ilgili bir diğer kaynak ise, Gündem Çocuk Derneği (GÇD)’nin raporu. Buna göre ise sadece 2013 yılında 33 çocuk devletin müdahalesi ya da ihmali sonucu hayatını kaybetmiştir.

Çocuk ölümleri ile, birbirinden farklı, zor ulaşılan bilgiler mevcuttur ancak tablonun vahameti de ortadadır. Bu nedenle, 24. Dönem CHP İzmir Mv. Rıza Türmen’in iddiasında kayda değer ölçüde doğruluk payı vardır.
 

CHP’li Ali Rıza Öztürk: “CMK uyarınca Cumhurbaşkanı’na hakaret tutuklama nedenleri arasında değil.”

Son dönemlerde Cumhurbaşkanı’na hakaret nedeniyle yaşanan gözaltı olaylarının ve tutuklamaların sayısı bir hayli arttı. Bu konu gündemden bir türlü düşemediği için, bizim bu analizimiz de sıkça yayılan, referans verilen kaynaklardan biri haline geldi. Peki nedir bu işin aslı?

CMK’nın tutuklamaları düzenleyen maddesine baktığımız zaman, bu eylemi gerektirecek suçlar sayılıyor; soykırım ve insanlığa karşı suçlar, kasten öldürme, silahla işlenmiş kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar. Görülebileceği üzere, bu suçların arasında hakaret yer almıyor.

Ancak Cumhurbaşkanı’na hakaret konusunu düzenleyen bir madde, TCK’da yer alıyor. Bu maddeye göre Cumhurbaşkanı’na hakaret, 1 ila 4 yıl arası hapis cezasına çarptırılabiliyor. Sonuç olarak Cumhurbaşkanı’na hakaret, TCK’ya göre bir suçtur ancak tutuklama gibi en ağır yaptırımın sebeplerini düzenleyen CMK’ya göre hakaret bir tutuklama sebebi değildir. Dolayısıyla iddiada kayda değer ölçüde doğruluk payı vardır.
 

HDP’li Hasip Kaplan: “Türkiye’de her 5 kişiden 1’i rüşvet veriyor.”

Rüşvet konusunun tartışılmadığı bir dönemi olmuş mudur acaba Türkiye’nin? Zannetmiyoruz. HDP’li Hasip Kaplan da, hepimizin içten içte bildiği bu konuda, veri vererek ve ilgi çekerek bir iddiada bulunmuştu.

Bu iddiayı araştırmak için Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin 2003 yılından beri uyguladığı Küresel Yolsuzluk Barometresi çalışmasının 2013 verilerinden faydalandık. Bu çalışmaya göre, görüşülen 1027 kişinin %21’i işlemlerini yaparken rüşvet verdiğini söylüyor. Bu oran eğitim alanında %27’ye kadar çıkıyor. Aynı zamanda katılımcılar, geçtiğimiz yıllara göre rüşvetin arttığını da belirtmişler.

Sonuç olarak HDP’li Hasip Kaplan’ın iddiasında doğruluk payı vardır.
 

MHP lideri Devlet Bahçeli: “İcra dosyaları 2002’ye göre yaklaşık 4 kat yükselmiştir.”

Devlet Bahçeli, seçim öncesi siyasetin iyice gerildiği dönemde AK Parti hükümetlerine, iddiaları ile bir hayli yükleniyordu. Bunlardan bir tanesi de, icra dosyalarının sayısının 2002’ye göre 4 kat arttığıydı.

İddiayı araştırmak için, dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in bir soru önergesine verdiği cevaptan ve Adalet Bakanlığı verilerinden yararlandık. Bunlara göre, 2002’de toplam icra dosyası sayısının 8,61 milyon olduğu görülüyor. 2013 yılı sonunda ise bu toplam icra dosyası sayısı 21,84 olarak belirtiliyor. Artış miktarı 1,5 kattır, 4 kat değil. Dolayısıyla Devlet Bahçeli’nin bu iddiasında doğruluk payı yoktur.

KAYNAKLAR

Doğruluk Payı