Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   6 Dakika
Konu Başlığı: Diğer

Selahattin Demirtaş'ın Doğruluk Payı

Ülke olarak 1 Kasım 2015 tarihinde yapılması planlanan seçime doğru yol aldığımız bu günlerde, seçim dönemlerinin en çok konuşulan isimleri olan parti liderlerinin incelediğimiz ilgi çekici iddialarını derleyelim istedik. Ve bu çalışmamıza da HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile başlıyoruz.


“HDP, Türkiye’nin en yoksul mahallelerinden, İstanbul’un en fukara semtlerinden oy almıştır.”

İlk sırada, Selahattin Demirtaş'ın 7 Haziran seçimlerinden sonra analiz ettiğimiz bir iddiası ile başlıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından dile getirilen, "Boğazda yalısında oturup, viskisini yudumlayıp HDP'ye oy veren şerefsizler." çıkışı sonrası Demirtaş, partisinin oylarının ciddi bölümünü gelir seviyesi düşük kesimden aldığını vurgulamıştı.

Bu iddiayı analiz etmek için yararlandığımız kaynaklardan biri gayrimenkul veri şirketi olan REIDIN'in, Türkiye'de 481 mahallede yaptığı araştırma oldu. Buna göre İstanbul'un en kalburüstü mahallelerinde 7 Haziran seçim sonuçlarını incelediğimizde HDP'nin ortalama oyunun AK Parti'den geride kaldığını gördük. Türkiye'nin görece en dezavantajlı mahallelerinde ise, HDP oyları Türkiye ortalaması olan %13'ün çok üzerinde görünüyor.

Dolayısı ile Demirtaş'ın bu iddiasında doğruluk payı var.


“Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi 1,5 katrilyon, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 5 katrilyon.”

Selahattin Demirtaş'ın çok tartışılan seçim öncesi iddialarından biri. O dönemlerde Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili yaptığı çıkışlar gündem olan Demirtaş, devletin bütçesinin dengesiz dağılımından bahsederken bu örneği vermişti.

İddiayı araştırdığımızda ise farklı veriler ile karşılaştık. 2015 için Diyanet İşleri Başkanlığı için ayrılan bütçe 5,74 milyar TL olurken, Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi ise 2,76 milyar TL olarak belirlenmiş. Demirtaş'ın iddiasında belirttiği miktarlardan ciddi oranda farklı bir tablo bu. Aynı zamanda burada kritik olan bir diğer konu ise, Sağlık Bakanlığı'nın bütçesinin 2,76 milyar TL olmasının yanında, Devlet Hastaneleri ve Halk Sağlığı Kurumu için ayrılan ayrı bir bütçe olması ve bu bütçenin toplamının 17 milyar TL'nin üzerinde olması.

Veriler ışığında, Demirtaş'ın bu iddiası büyük oranda doğru değil.


“Türkiye’de bugün 3 milyon işsiz var. Bunların 1 milyonu üniversite mezunu."

7 Haziran seçimleri öncesinde Selahattin Demirtaş'ın gündem yaratan demeçlerinden biri de işsizlik, özellikle de genç işsizliği ile ilgili olandı. Bu iddiasını veriler kullanarak ortaya koyan Demirtaş, Türkiye'de 2015 başlarında resmi kaynaklara göre var olan 3 milyon işsizden, 1 milyonunun üniversite mezunu olduğunu iddia etmişti.

Mart 2015'te verilen bu iddiayı incelerken TÜİK ve DİSK'in işsizlik veri setlerinden faydalandık. TÜİK eğitim durumuna göre işsizlik verilerini yıl bazlı açıkladığından, ilgili dönemde en son veri 2013 sonuna aitti. Buna göre üniversite mezunlarının toplam işsizlere oranı 5'te 1 gibi görünüyor. Ancak yine TÜİK'in 2014 ortasında yayımladığı bir raporda, üniversite mezunları arasında işsizlik oranının %29 seviyesinde olduğu belirtiliyor.

DİSK'e göre ise, o dönemde işsiz sayısı hali hazırda 3 milyonu geçmiş durumdaydı. Üniversite mezunu işsizlerin ise 725 bin seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Verilere göre 1 milyonluk üniversite mezunu işsiz sayısı kesin olarak hesaplanamasa bile, geniş tanımlı işsizlik hesabında bu sayının 1 milyon civarına yaklaşacağı, oranlardan yola çıkılarak tahmin edilebiliyor. Dolayısıyla iddiada kayda değer ölçüde doğruluk payı bulunuyor.


“1927 rakamlarına göre de buralar geri, sonraki dönemlerde de bu böyle.”

2015'in ilk analizlerinden biri, Selahattin Demirtaş'ın bu iddiası için hazırlanmıştı. İddiada geçen 'buralar', doğu illerini ifade ediyor. İddianın dile getirilme nedeni ise, bölgenin ekonomik anlamda geri kalma sebebinin terör olaylarından çok daha önceye, Cumhuriyet'in kuruluşuna hatta daha da öncesine dayandığı vurgusunu yapmak.

2011 yılında yapılan 'Gelişmişlik Endeksi' verilerine göre, son 15 sırayı Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri alıyor. Özellikle işsizlik verileri incelendiğinde durumun vehameti ortaya çıkıyor. Yoksulluk oranlarına göre de, Güneydoğu bölgesi açık ara farkla lider görünüyor.

Peki ya 1927 ve sonrası? 1927 yılında Türkiye'deki tesis ve imalat sanayii verileri incelendiğinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri yine son iki sırada yer alıyor. Dolayısı ile Selahattin Demirtaş'ın bu iddiası da doğru oluyor.

MUTLAKA İZLEYİN:

Davutoğlu ve Demirtaş’ın söylediklerinde Doğruluk Payı