Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   7 Dakika
Konu Başlığı: Sağlık

Kömürlü Termik Santrallerin Ödenemeyecek Maliyetleri

Türkiye’nin enerji politikalarını incelemeye devam ediyoruz. Türkiye bugün için yerli ve ithal kömür kullanarak yıllık 73 milyar kWh’in üzerinde elektrik üretebiliyor.  Kurulması planlanan yeni kömürlü termik santraller ile sadece yerli kömürden üretilen elektrik miktarının 2019’a kadar 60 milyar kWh’e çıkarılması hedefleniyor. Bu yatırımların ardında yatan motivasyonlardan birisi de, kömürden enerji üretiminin diğer yöntemlere görece ucuz sayılması. Peki kömürün insan ve çevre sağlığı üzerinde bıraktığı etkileri de enerji maliyetine ekleseydik tablo nasıl olurdu?

İşe öncelikle klasik maliyet analiziyle başlayalım. U.S. Energy Information Administration’ın çeşitli elektrik santrali türleri için belirlediği ortalama yatırım ve işletme maliyetlerini grafiksel olarak derledik. İşletme maliyetleri ile ilgili ilk grafik santralin işletilmesi ve bakımı için gerekli olan çalışan ücretleri, idari harcamalar ve planlanmış bakımlar gibi sabit giderleri gösteriyor.
 

İkinci grafik ise yıl içinde değişkenlik gösteren yakıt gibi santralin çalışması için gereken tükenebilir kaynaklardan doğan masrafları belirtmektedir. Her üç grafik de dikkate alındığında göre kömür santralleri gerek yatırım maliyeti, gerekse de işletme maliyetleri açısından diğer santral türlerine göre ortalama kabul edilebilecek bir maliyete sahiptir. 

Ancak elektrik santrallerinin gerçek maliyeti hesaplanırken yatırım, bakım, işletme ve yakıt giderleri gibi geleneksel girdilerin dışında dikkate alınması gereken dışsal maliyetler de söz konusudur. Söz konusu dışsal faktörler kömürün madenlerden çıkarılması, nakledilmesi, işlenmesi ve yakılması süreçleri ile ekonomiye, insan sağlığına ya da çevreye yaptığı etkilerin maliyetinin hesaplanmasıdır. Bu dışsal masraflar hafife alınmayacak kadar yüksek olabilir. Öyle ki ABD’de yayınlanan bir araştırmaya göre, dışsal faktörler hesaba katıldığında kömür santrallerinin maliyetleri -genel kanıya göre pahalı olarak kabul gören- rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji türleriyle rekabet edecek seviyelere çıkmaktadır.  Söz konusu araştırmanın dikkate aldığı dışsal faktörler arasında; madencilikle uğraşan insanların yaşadığı sağlık sorunları, kömür nedeniyle açığa çıkan sera gazlarının iklim değişikliğine katkısı, hava kirliliğine neden olan partikül maddeler (PM), biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi, madenler nedeniyle yaşanan gayrimenkul değer kayıpları, kömür yanması ile ortaya çıkan atıkların neden olduğu asit yağmurları ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi değişkenler var. Tüm bu dışsallıklar bir araya getirildiğinde ABD’de kömürden elde edilen bir kWh enerjinin bedeli ortalama olarak 17,84 cent’e çıkıyor. ABD’de yapılan başka bir araştırma ise kömürle çalışan elektrik santrallerin ekonomik verimliliği ile ilgili ilgi çekici iddia ortaya koyuyor; araştırmaya göre dışsal masraflar dikkate alındığında, kömür santralleri ürettikleri katma değerin 0,8 ila 5,6 katı arasında bir ekonomik zarara neden oluyor. Yani kömürle çalışan elektrik santralleri yarardan çok zarara neden oluyor.

 
Peki Türkiye’de Durum Nasıl?

Türkiye’de kömürden kaynaklanan sağlık sorunlarının maliyeti ile ilgili kaynak taraması yaparken yakın tarihte yayınlanan, doğrudan bu konuyla ilgili kapsamlı bir çalışmanın var olduğunu fark ettik. Geçtiğimiz Mayıs ayında Sağlık ve Çevre Birliği HEAL (Health and Environment Alliance) tarafından hazırlanan “Ödenmeyen Sağlık Faturası: Türkiye’de Kömürlü Termik Santrallar Bizi Nasıl Hasta Ediyor?” başlıklı rapor, çeşitli dışsal faktörleri hesaba katarak, kömürlü termik santrallerin Türkiye’deki insanların hayatına yaptığı olumsuz etkilerin doğurduğu maliyeti ortaya çıkarıyor. HEAL’in çalışması, Avrupa Çevre Ajansı’na (EEA) referansla, Türkiye’de kentsel alanlardaki hava kirliliğinin AB standartlarında kabul gören 50 PM10 (Partikül Madde) değerinin çok üzerinde; 97 PM10 seviyesinde olduğunu belirtiyor. Ayrıca aşırı yüksek PM değerlerinden kaynaklanan hastalıkların da yüzde 20’sinin termik santrallerden kaynaklandığı da yine raporun öne sürdüğü iddialardan birisi olarak karşımıza çıkıyor. TÜİK’in 2014 Ölüm Nedeni istatistiklerini de dikkate alacak olursak durumun ehemmiyeti daha da belirginleşiyor. TÜİK’e göre Türkiye’de 2014’de gerçekleşen ölümlerin yüzde 40,4’ü kalp ve damar sorunlarını içeren dolaşım sistemi hastalıklarından, yüzde 20,7’si kanserden ve yüzde 10,7’si ise solunum sistemi hastalıklarından kaynaklanıyor.

HEAL’in çalışması özetle, kömürle çalışan elektrik santrallerden çıkan partikül maddelerin neden olduğu akciğer hastalıkları, kalp rahatsızlıkları ve erken ölümler gibi sağlık sorunlarının yaklaşık olarak yıllık 3,6 milyar Euro’luk bir bedel ortaya çıkardığını öne sürüyor. Çalışmanın dikkate aldığı sağlık sorunları ve bu sorunların neden olduğu yıllık maliyet aşağıdaki tabloda detaylı bir şekilde gösterilmektedir. 

 

 
 
Kaynaklar:

U.S Energy Information Association, Updated Capital Cost Estimates for Utility Scale Electricity Generating Plants April 2013 ​

Muller et al. “Environmental Accounting for Pollution in the United States Economy” 

Epstein et al, “Full cost accounting fort he lifecycle of coal” 

Harvard Kamu Sağlığı Okulu, The Measurable, Economic and Qualitative Cost of Coal 

TÜİK Ölüm Nedeni İstatistikleri 2014

Avrupa Çevre Ajansı (EEA), Türkiye Hava Kirliliği Bilgi Notu

Fotoğraf: Greenpeace
 
 
MUTLAKA İZLEYİN:

Türkiye'nin Dış Ticareti