Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   11 Dakika
Konu Başlığı: Adalet

15 Yaş Altı Çocuklara Cinsel İstismar Tartışmaları

Bu içerik dogrulukpayi.com için Zeynep Sarıkaya ve Cansu Okur tarafından hazırlanmıştır.

AYM’nin, 15 yaşını doldurmamış her çocuğa karşı her türlü cinsel istismarın suç sayılacağına ilişkin hükmü iptal etmesi üzerine Ankara ile Stockholm arasında başlayan tartışma büyüyor.

13 Ağustos 2016 tarihinde Viyana Havalimanı’nda bir reklam panosuna verilen "Türkiye 15 yaş altı çocuklarla cinsel ilişkiyi suç saymıyor.’’ şeklindeki haber başlığı ile başlayan tartışmanın ertesi gününde, İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström’ün Twitter hesabı üzerinden paylaştığı tweet’te “Türkiye’de 15 yaş altı çocuklar ile cinsel ilişkiye izin veriliyor” ifadesini kullanması üzerine Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bakan Wallström’ü yalanladı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da konu ile ilgili Twitter üzerinden açıklamalar yaparak; Türkiye’de şu an çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarının cezalandırılması hususunda yasal bir boşluk olmadığını belirtti ve iddiaların asılsız olduğunu ifade etti.

Turkish decision to allow sex with children under 15 must be reversed. Children need more protection, not less, against violence, sex abuse.

— Margot Wallström (@margotwallstrom) August 14, 2016

19 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bir reklam panosunda yer alan "İsveç’in dünyada tecavüz oranı en yüksek ülke olduğunu biliyor muydunuz?’’ başlıklı haber, tartışmanın iyice şiddetlenmesine yol açtı.

Ne Olmuştu?

İsveç Dışişleri Bakanı Wallström’ün tweet’inde bahsettiği “15 yaşından küçükler ile cinsel ilişkiye izin verilmesi” konusu AYM’nin 26 Mayıs 2016 tarihli TCK 103. maddenin birinci fıkrasını iptal ettiği karara dayanıyor. Söz konusu madde şu şekilde:

‘’Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;

a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır.’’

Bafra’da yaşanan, tarafların 15 yaş altında olduğu bir cinsel istismar davasına bakan Bafra Ağır Ceza Mahkemesi; TCK 103. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına” dair hükmün Anayasa’ya aykırı olması iddiasıyla AYM’ye itiraz etti. Bafra Ağır Ceza Mahkemesi itiraz gerekçesi olarak ‘’farklı yaş gruplarında olan tüm mağdurlara yönelik eylemler arasında ceza müeyyidesi bakımından herhangi bir ayrım yapmadığı’’ ayrıca  ‘’kendisine yönelik eylemin anlam ve mahiyetini algılama yeteneği olan mağdurun rızasına hukuki sonuç tanınmadığı, bu mağdurların rızasıyla yaşadığı cinsel eylemler hakkında cezanın çok yüksek olduğu’’nu savundu.

Başvuruyu inceleyen AYM, söz konusu hükmü altıya karşı yedi oy ile iptal etti ve meclise yeni yasa yapma imkanı vermek üzere iptalin 13 Temmuz 2016’dan itibaren altı ay sonra, yani 13 Ocak 2017’de, yürürlüğe girmesine karar verdi.

AYM’nin Basın Duyurusu

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, alınan kararla ilgili 15 Ağustos 2016 tarihinde yaptığı açıklamada, ‘’ileri sürüldüğünün aksine anılan kararla on beş (15) yaşından küçük çocuklara karşı işlenen cinsel istismar fiilleri suç olmaktan çıkarılmamıştır.’’ ve ‘’cezanın alt sınırı belirlenirken somut olayın özelliklerine göre ihtiyaç duyulabilecek kademelendirmeye imkân tanınmamış olunması, “orantılılık ilkesi”ne aykırı bulunmuş ve kural teknik hukuki nedenlere dayanılarak iptal edilmiştir’’ denerek, iptal sonucu yasal boşluğun doğmadığını, hükmün halen yürürlükte olduğunu ve söz konusu fiillerin Türk hukukunda suç olmaya devam ettiğini, 6 ay süresince yasama organı yeni düzenleme yapana kadar eylemlerin cezasız kalmayacağını bildirdi.

TCK 103. Madde’nin Boşanma Komisyonu Raporunda Ele Alınışı

14 Ocak 2016’da Meclis’te kurulan ‘’Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar İle Boşanma Olaylarının Araştırılması Ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’’ raporu 16 Mayıs 2016’da yayımlanmıştı. TCK 103. maddenin bu komisyonun raporunda ele alınışından bahsetmek istiyoruz.

Raporun 4. ana başlığının 6. maddesi olan Aile Hukukuna Yönelik Öneriler’in 1. bendinde yer alan, Mevzuat ve Uygulamaya Yönelik Tespit ve Öneriler’in 21. fıkrasında; söz konusu maddeye şöyle bir düzenleme önerisi getirilmiştir: ‘’Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesi “Çocukların cinsel istismarı” suçunu düzenlemiştir. Evlenmeyle sonuçlanan çocuğun cinsel istismarı suçunun, rızai de olsa suç olarak kalması gerektiği, ancak sorunsuz ve başarılı devam eden evlilikler açısından 5 yıl denetim süresi getirilerek, sürenin sonunda ilgili kurumların yetkili uzmanlarınca hazırlanan raporlar da dikkate alınarak koşulların uygun olması halinde, denetimli serbestlik hususunda Türk Ceza Kanununun yürürlük kanununda tarih belirtilerek düzenlenmesi, taraflardan her ikisinin de 15 yaşın altında olması durumunda ise şahsi cezasızlık sebebi sayılacağına ilişkin düzenleme yapılması.’’ Komisyonun raporu kamuoyunda, bu ve benzeri maddelerden ötürü tartışma yaratmıştı. Çeşitli kadın örgütleri tarafından sert şekilde karşı çıkılan rapor medyada da çeşitli sebeplerden ötürü eleştirilmişti.

Bu rapor ışığında düşünüldüğünde, halihazırda tartışmalı olan ‘’rıza’’ söyleminin 15 yaş sınırından daha da aşağıya çekilmesi ve genç yaşta evliliklere kapı açma ihtimali de göz önünde bulundurulduğunda, AYM’nin kararı şüphesiz daha çok tartışma yaratacaktır.

İsveç’teki Tecavüz Oranıyla İlgili İddialar

Önceki haftalarda “Türkiye tatili sadece Erdoğan’a destek demektir” haberinin yayımlandığı Viyana Havalimanı’ndaki reklam panosunda 13 Ağustos 2016 tarihinde “Türkiye, 15 yaş altı çocuklarla cinsel ilişkiye izin veriyor” başlıklı ikinci bir haberin de yer aldığını yazımızın başında belirtmiştik. Devamında İsveç Dışişleri Bakanı’nın tweetiyle canlanan tartışma 19 Ağustos 2016 tarihinde Atatürk Havalimanı’ndaki iki panoya  "Seyahat uyarısı: İsveç'in dünyada tecavüz oranı en yüksek ülke olduğunu biliyor musunuz?" yazısı konulmasıyla sürüyor.

Birkaç yıldır basında ve çeşitli kurumların raporlarında da yer bulan İsveç’teki tecavüz vakalarının fazlalığı konusu uzun süredir tartışılıyor. Fakat, bu oranın yüksek olmasının altında başka sebepler yatıyor. Öncelikle İsveç, 1962 tarihli Ceza Kanunu ile; ‘’evlilik içi tecavüz’’ kavramını yasalarına dahil eden ve bunu suç olarak tanımlayan ilk ülkelerden biri. İsveç Parlamentosu’nda kurulan Ulusal Suçu Engelleme Konseyi’ne göre, son 10 yıl içerisinde rapor edilen cinsel suçların sayısının artmasının sebebi; 2005’te İsveç Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler ve tecavüz tanımının genişletilmiş olması. 2005’te Ceza Kanunu’na dahil edilen Cinsel Suçlar Yasası’nın temel amacı; bireylerin cinsel suçlardan korunması ve beden bütünlüğünün korunması olarak belirlenmişti. Şu an bu yasada tanımlanan cinsel suçlar, tecavüz dışındaki birçok suçu da kapsıyor. Bunlardan bazıları; cinsel zorlama, bağımlı bir insanın sömürülmesi, çocuk tecavüzü, çocukların cinsel olarak sömürülmesi, akraba ile cinsel ilişki, kardeş ile cinsel ilişki, bir kişiye seks işçiliği yaptırmak, seks işçiliği hizmeti almak vs. Bu suçların bazılarına ‘’teşebbüs’’ de bu yasa ile cezai suç kapsamına alınmış durumda. İsveç’te bu oranın yüksek olmasının bir başka sebebi de her vakanın ayrı bir dava olarak ele alınması. Yani bir kişinin bir başkasına yönelik sistematik olarak işlediği bir cinsel suç, suçun kaç kere vuku bulduğuna bağlı olarak aynı sayıda davada ele alınıyor.


"Ne giyersek giyelim, nereye gidersek gidelim, 'evet' evet demektir, 'hayır' ise hayır."

Sonuç olarak, Türkiye ve İsveç arasında halen devam eden bu tartışma incelendiğinde, her iki tarafın da iddialarının çeşitli açılardan problemli olduğunu fark ediyoruz. İsveç Dışişleri Bakanı’nın ifadesinde henüz yürürlükten kalkmamış ve yasama süreci devam eden bir hükmü kesin bir karar olarak lanse ettiğini görüyoruz. Bunun yanı sıra, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki reklam panosunda yer alan İsveç’teki tecavüz oranı ile ilgili iddia da yukarıda belirttiğimiz sebeplerden ötürü spekülatif sayılabilecek bir iddiadır.


Kaynaklar

Uluslararası Af Örgütü Raporu
İsveç ve Diğer Avrupa Ülkeleri Tecavüz Oranı Karşılaştırması
Konu ile İlgili BBC Haberi
İsveç'te Tecavüz Oranları Neden Yüksek Araştırması
Anayasa Mahkemesi İptal Kararı
Anayasa Mahkemesi Duyurusu
Suç İstatistikleri Raporu

MUTLAKA İZLEYİN:

Kırılgan 5'li Arasında Enflasyon Oranı En Yüksek Ülke Türkiye